Google reklamı
Bugün açarsınız, bugün trafik gelir. Ama kira gibidir: ödediğiniz sürece görünürsünüz, bütçe bittiği gün trafik sıfırlanır. Rekabet arttıkça tıklama maliyeti de artar.
Sitenizi reklamsız üst sıralara taşıyalım. Güncel stratejiler, ölçülebilir iş: teknik denetimden anahtar kelime mimarisine, içerik planından yapısal veriye kadar her adım raporlanır.
Tek bir kalemin değil, birbirini besleyen bir bütünün işi. Aşağıdakiler kapsamın içinde.
Site baştan sona taranır: kırık bağlantı, yönlendirme zinciri, yinelenen içerik, eksik başlık ve zayıf sayfa yapısı tek listede çıkarılır.
Google'ın hangi sayfaya ulaşabildiği, hangisini indekslediği ve neden bıraktığı incelenir. Tarama bütçesi değerli sayfalara yönlendirilir.
İndeksleme direktifleri elden geçirilir. Hangi sayfanın asıl sürüm olduğu ve hangi dile ait olduğu arama motoruna net söylenir.
LCP, INP ve CLS ölçülür; görsel, yazı tipi, script ve sunucu yanıt süresi tarafındaki darboğazlar tek tek giderilir.
Arama hacmi, niyet ve rekabet birlikte değerlendirilir. Hedef, en çok aranan kelime değil; sizin kazanabileceğiniz kelimedir.
Her hedef kelimenin sorumlu bir sayfası olur. Aynı kelimeyle yarışan sayfalar birleştirilir ya da ayrıştırılır.
Title ve meta açıklamalar tıklama alacak şekilde yazılır. Sonuç sayfasındaki tıklama oranı, sıralamanın kendisi kadar belirleyicidir.
Hangi konunun ne zaman yazılacağı takvime bağlanır. Konu kümeleri kurulur; tek sayfalık iyileştirme yerine alan otoritesi hedeflenir.
schema.org işaretlemesi yalnız zengin sonuç için değil, yapay zekâ destekli aramalarda kaynak olarak alıntılanabilmek için de kurulur.
Sitenin kendi otoritesi doğru sayfalara akıtılır. Çoğu sitede en büyük ve en ucuz kazanç buradan çıkar.
İşletme profili, kategori, hizmet alanı ve konum sayfaları düzenlenir. "Yakınımdaki" aramalarında görünürlük hedeflenir.
Üç arama motorunun webmaster araçları kurulur ve izlenir. Hata, kapsam sorunu ve düşen sorgular erken yakalanır.
Yapılan işler, teknik skor, indekslenen sayfa sayısı, tıklama–gösterim eğrisi ve öne çıkan sorgular tek belgede toplanır.
Dört soruda arama tarafındaki durumunuza bakalım. Daha hızlı sonuç veren bir yol varsa onu öneririz.
Reklam ve SEO birbirinin alternatifi değil. Biri anında görünürlük satın alır, diğeri kalıcı zemin kurar. Doğru kurgu ikisini aynı anda yürütmektir.
Bugün açarsınız, bugün trafik gelir. Ama kira gibidir: ödediğiniz sürece görünürsünüz, bütçe bittiği gün trafik sıfırlanır. Rekabet arttıkça tıklama maliyeti de artar.
Yavaş başlar, birikir. Bugün düzeltilen teknik sorun ve yazılan içerik yıllarca ziyaretçi getirmeye devam eder. Tıklama başına ödeme yoktur; maliyet baştaki emektir.
İki kanal birlikte çalışınca birbirini besler: reklamın arama terimi raporu hangi içeriğin yazılacağını gösterir, SEO ile güçlenen sayfalar da reklamın kalite puanını yukarı çeker. Google reklam yönetimi tarafını da biz üstleniyorsak, iki kanalın verisi tek raporda birleşir.
Her adımın çıktısı belli. Ne yapıldığını sormak zorunda kalmazsınız.
Taranabilirlik, indeksleme, hız, yapısal veri ve mevcut sıralama durumu çıkarılır. Çıktı: önceliklendirilmiş sorun listesi.
Hedef kelimeler belirlenir, sayfalarla eşlenir; konu kümeleri ve içerik üretim takvimi kurulur.
Başlık hiyerarşisi, meta yazımı, iç linkler, yapısal veri ve hız düzeltmeleri hayata geçirilir.
Dijital PR, dizin ve sektörel kaynaklar üzerinden otorite çalışması yürütülür; backlink kaynakları seçilerek onayınıza sunulur.
Search Console, Bing ve Yandex verisi izlenir; sıralama, tıklama ve kapsam değişimleri aylık raporda değerlendirilir.
Backlink çalışması pakete ek olarak sunulur. Şeffaf olalım: backlink tarafında üçüncü taraf sağlayıcılardan hizmet satın alıyoruz, kendi üretimimiz gibi göstermiyoruz. Kaynak listesi ve maliyeti ayrı kalem olarak paylaşılır; onaylamadığınız hiçbir kaynak kullanılmaz.
Yıllık sözleşme, aylık ritim
Çalışma aylık ritimde yürür: her ay içerik, düzeltme ve rapor. Sözleşme ise 12 aylıktır — anlaşılan bedel yıl içinde değişmez, yıl sonunda kapsam ve fiyat birlikte gözden geçirilip yeniden imzalanır. Tek seferlik teknik denetim ayrıca alınabilir.
Backlink ayrı kalem
Backlink bütçesi hizmet bedelinin içinde değildir. Kaynak listesi ve maliyeti ayrı olarak onayınıza sunulur; onaylamadığınız hiçbir kaynak kullanılmaz.
Garanti değil, taahhüt
Sıralama garantisi vermiyoruz. Taahhüdümüz ölçülebilir iş: yapılan düzeltmeler, üretilen içerik ve Search Console'daki tıklama–gösterim eğrisi.
Teknik düzeltmelerin etkisi genelde 4–8 hafta içinde Search Console'da görünmeye başlar. Rekabetçi kelimelerde kalıcı sıralama için 6–12 aylık düzenli içerik ve otorite çalışması gerekir. Bu takvimi kısaltacağını söyleyen teklife temkinli yaklaşın.
Hayır. Sıralama garantisi vermiyoruz, ölçülebilir iş taahhüt ediyoruz. Google algoritmasını kimse kontrol etmiyor; kontrol edebildiğimiz şey teknik skor, indekslenen sayfa sayısı, üretilen içerik ve tıklama–gösterim eğrisidir. Raporda bunları gösteririz.
Hepsini biz üretmiyoruz. Backlink tarafında üçüncü taraf sağlayıcılardan hizmet satın alıyoruz ve bunu kendi üretimimiz gibi göstermiyoruz. Kaynak listesi ve maliyeti ayrı kalem olarak paylaşılır; toplu ve düşük kaliteli link paketlerinden uzak duruyoruz.
İkisi alternatif değil, tamamlayıcı. Reklam anında görünürlük verir ama bütçe bitince trafik sıfırlanır; SEO yavaş başlar ama birikir ve tıklama başına ödeme istemez. En verimli kurgu ikisini birlikte yürütmektir: reklamın arama terimi verisi hangi içeriğin yazılacağını da gösterir.
Evet. Site bizde geliştirilmemiş olsa da denetim yapıp iyileştirme planı çıkarıyoruz. Altyapı SEO çalışmasını imkânsız kılacak kadar kısıtlıysa bunu baştan söyler, yenileme mi iyileştirme mi mantıklı olduğunu açıkça konuşuruz.
Teknik ve genel konuları biz yazıyoruz. Sektörel derinlik gerektiren metinlerde sizin uzmanınızla birlikte çalışıyoruz; taslağı biz hazırlar, doğruluğunu siz onaylarsınız. Yayın öncesi her metin sizin onayınızdan geçer.
Yapısal veriyi eksiksiz kurup sayfaların ne hakkında olduğunu makineye açıkça söylüyoruz; iddiaları net, alıntılanabilir cümlelerle yazıyoruz ve sık sorulan soruları doğrudan cevaplıyoruz. Bu çalışma klasik arama sonuçlarında da işe yarar, ayrıca bir maliyet kalemi değildir.
Formu doldurun; seçtiğiniz kanaldan 1 iş günü içinde dönüş yapalım. Bilgileriniz yalnızca bu görüşme için kullanılır ve KVKK kapsamında korunur.
Teknik düzeltmelerin etkisi Search Console'da genelde 4–8 hafta içinde okunmaya başlar, rekabetçi kelimelerde kalıcı sıralama içinse 6–12 aylık düzenli çalışma gerekir. Bu iki aralığı en başta yazıyoruz, çünkü bir SEO çalışması hakkında verilen en pahalı karar sabırsızlıkla verilendir: üçüncü haftada "hiçbir şey olmadı" deyip yön değiştiren, altıncı ayda ajans değiştiren, dokuzuncu ayda sıfırdan başlayan siteler gördük. Her seferinde sayaç sıfırlandı. Arama motoru sizin sözleşme takviminizi bilmiyor; gördüğü şey sitenin zaman içindeki tutarlılığı. Done Dynamics bu işi bir kurumsal yazılım şirketi olarak yürütüyor; siteyi kuran ekiple arama tarafını yürüten ekip aynı çatı altında. Farkı yaratan da bu. Aşağıda beklentiyi nereye kurmak gerektiğini, ajans seçerken hangi soruların işe yaradığını ve en sık düşülen tuzakları anlatıyoruz.
Teknik tarafın güzel yanı, geri bildiriminin görece hızlı gelmesi. Robots dosyasındaki yanlış bir engel kaldırıldığında, canonical etiketi doğru sayfaya çevrildiğinde ya da yönlendirme zinciri kısaltıldığında Google'ın yeniden taraması günler alabiliyor. Ardından kapsam raporundaki "dizine eklenmedi" sayısı düşmeye başlar. Somut, ölçülebilir. Küçük bir sitede bu iki hafta, birkaç bin sayfalık bir sitede iki aya kadar uzayabilir; tarama bütçesi sınırlı olduğu için büyük sitelerde önce hangi sayfaların düzeltileceği de ayrı bir karardır.
Hız iyileştirmeleri farklı çalışır. LCP ve CLS gibi ölçütler gerçek kullanıcı verisinden hesaplandığı için rapor 28 günlük bir pencereyi gösterir, yani bugün yaptığınız düzeltme saha verisine tam yansıyana kadar yaklaşık bir ay geçer. Rakamlar geç oturur. Laboratuvar testinde skorun aynı gün yükseldiğini görürsünüz ama SEO raporu tarafında sabırlı olmak gerekir; ikisini karıştırmak, yapılan işi olduğundan hızlı ya da olduğundan yavaş göstermeye yol açar.
Yapısal veri tarafında geri bildirim daha net: işaretleme doğruysa zengin sonuç uygunluğu Search Console'da birkaç gün içinde görünür ve buradaki iş bir kere yapılır, sonra sayfa şablonu bozulmadıkça kendiliğinden çalışır. Bir kere kur, unut. Bir teknik SEO denetimi bittiğinde elinizde kalması gereken şey uzun bir sorun listesi değil, önceliklendirilmiş ve sahibi belli bir yapılacaklar tablosudur.
Bazı düzeltmeler ise hiç görünür bir iz bırakmaz, yalnızca ileride çıkacak sorunu engeller. Sitemap'in gerçekten yayınlanan sayfaları listelemesi, silinen sayfaların 404 yerine doğru adrese yönlendirilmesi, aynı içeriğin hem www'lu hem www'suz adresten açılmaması gibi. Görünmeyen iş. Bunların hiçbiri raporda parlak bir grafik üretmez, yine de zemin bunlarla kuruluyor. Alanya yazılım ekibimizle aynı masada çalışmamızın pratik faydası da burada ortaya çıkıyor: şablon seviyesindeki bir düzeltme, ajans-müşteri yazışması beklemeden aynı hafta yayına girebiliyor.
Yeni yazılan bir içerik yayına girdiği hafta genelde bir yere oturur, sonra dalgalanır. Google'ın o sayfayı hangi sorguya karşılık göstereceğini bulması zaman alır; ilk gösterimler beklemediğiniz kelimelerden gelebilir. Acele etmeyin. Bu dalgalanmaya bakıp içeriği hemen değiştirmek yaygın bir hata, oysa en az altı hafta veri toplamadan müdahale etmemek çok daha isabetli oluyor.
Asıl kazanç birikimden geliyor. Tek bir yazı tek bir sorguya cevap verir. Aynı konu etrafında on beş yazı biriktiğinde site o alanda tanınmaya başlar ve yeni yazılan içerik daha hızlı sıralanır — çünkü sitenin o konudaki geçmişi vardır. On ikinci ayda yazdığınız metin, ilk ayda yazdığınızdan çok daha çabuk yer bulur. Bileşik etki dediğimiz şey bu. Reklamda böyle bir birikim yok; kampanyayı kapattığınız gün geçmiş harcamanız size bir avantaj bırakmıyor.
Eski içeriğin güncellenmesi de çoğu sitede en hızlı getiriyi veren iş. Ucuz kazanç. Halihazırda gösterim alan ama ikinci sayfada takılan bir yazıyı genişletmek, sıfırdan yeni yazı yazmaktan daha çabuk sonuç verir. SEO stratejisi kurarken bu yüzden önce mevcut varlığa bakıyoruz: hangi sayfa neredeyse eşiği geçiyor, hangisi hiç gösterim almıyor, hangisi yanlış sorgudan trafik çekiyor.
Beklentiyi kurmanın bir yolu da işin hangi aşamada olduğunu ayırmak. Site yaşı belirleyici. Yeni kurulmuş bir alan adında ilk altı ay büyük ölçüde tanınma dönemidir; aynı içerik on yıllık bir sitede çok daha çabuk yer bulur. Rekabet de öyle: bölgesel bir hizmette üç ayda anlamlı hareket görürsünüz, ulusal ölçekli bir e-ticaret kategorisinde aynı hareket için bir yıl gerekebilir. Antalya yazılım ve turizm müşterilerimizde bu iki uç arasındaki farkı yan yana görme şansımız oldu; aynı çalışma yöntemi, çok farklı takvimler.
Turizmde Nisan ile Kasım aynı dünya değil. Emlakta yaz ile kış farklı, eğitimde Ağustos zirve, hediyelik üründe Aralık her şeyi belirliyor; trafiğiniz Ekim'de düştüyse bu her zaman kötü bir haber değildir, çünkü geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırmadan yorum yapmak yanlış karar üretir.
Bunun tersi de doğru. Sezon açıldığında yükselen trafiği yapılan işin başarısı gibi sunmak kolay bir numaradır. Maalesef sık kullanılır. Biz raporda yıllık karşılaştırmayı ve sorgu bazlı değişimi birlikte veriyoruz. Toplam tıklama tek başına bir şey anlatmıyor. Hangi sorgular yeni geldi, hangileri kaybedildi, ortalama konum hangi kelime kümesinde iyileşti — anlamlı olan bu.
Sezonluk işlerde takvimi de öne çekmek gerekiyor: yaz sezonu için yazılacak içeriğin Mayıs'ta yayına girmesi geç kalmaktır, Ocak–Şubat'ta yayına girip Nisan'a kadar olgunlaşması lazım. Erken yazmak, hızlı yazmaktan iyidir. İstanbul yazılım ve kurumsal hizmet tarafında sezon etkisi daha zayıf olsa da bütçe dönemleri benzer bir ritim yaratıyor; yılbaşı öncesi aramalar belirgin biçimde artıyor. Antalya yazılım ve turizm tarafındaki müşterilerimizle içerik takvimini bu yüzden sezon bitiminde konuşuyoruz, sezon başında değil.
İlk bakılacak şey raporlanan metriğin gerçekliği. "Anahtar kelime sayısı arttı" cümlesi tek başına bir şey ifade etmez; hangi kelimeler, hangi hacimde, hangi niyetle? Marka adınızla gelen trafiği başarı olarak sunan rapor da yanıltıcıdır; o trafik zaten sizindi, o yüzden sorulacak asıl soru şu: Search Console'a doğrudan erişimim olacak mı, yoksa yalnızca ajansın hazırladığı ekran görüntülerini mi göreceğim? Doğru cevap birincisi. Veri sizin, panel sizin, ajans oradan çalışır.
İkinci mesele garanti. Sıralama garantisi veren bir teklif aldıysanız uzak durun. Bunu kendi hizmetimizi savunmak için söylemiyoruz; algoritma üçüncü tarafın kontrolünde ve kimse ona söz veremez. Garanti verildiğinde genelde iki şeyden biri oluyor: ya hiç rekabeti olmayan uzun kuyruklu bir kelime seçilip "ilk sayfadayız" deniyor, ya da kısa vadeli bir manipülasyon uygulanıp ceza riski size bırakılıyor. Bir SEO ajansı size ne yapacağını taahhüt edebilir, arama motorunun ne yapacağını değil.
Üçüncüsü teknik erişim. Erişim yoksa iş de yok. Ajans sitenizin koduna, sunucu ayarlarına ve şablonlarına dokunmayı hiç istemiyorsa yapacağı iş büyük ihtimalle yalnızca içerik yazmakla sınırlı kalır. Gerçek bir teknik SEO çalışması şablon düzeyinde müdahale ister: başlık hiyerarşisi, iç link yapısı, yönlendirme kuralları, sayfa şeması. Geliştirici ekibiniz varsa iş birliği modeli baştan konuşulmalı — kim değişikliği yapacak, kim test edecek, hangi sürümde yayına girecek?
Dördüncüsü şeffaflık. Hangi işin ne zaman yapıldığı yazılı mı, yoksa ay sonunda genel bir özet mi geliyor? Bir SEO hizmeti aldığınızda elinizde yapılan işlerin listesi, değişen sayfaların dökümü ve bir sonraki ayın planı olmalı. Bunu vermeyen bir çalışma denetlenemez.
Beşincisi ayrılık maddesi. Çalışma bittiğinde ne kalıyor elinizde? Analitik hesapları, arama konsolu erişimleri, üretilen içerikler ve varsa satın alınmış link kaynaklarının listesi sizde olmalı; hesaplar ajansın kendi e-postasıyla açılmışsa ayrılık gününde veri geçmişini kaybedersiniz ve o geçmiş bir daha geri gelmez. Sözleşme imzalamadan önce hesapların kimin adına açılacağını netleştirin. Biz bir kurumsal yazılım şirketi olarak bunu altyapı işlerinde de aynı şekilde yürütüyoruz: erişim müşterinin, çalışma bizim.
Bir de raporun okunabilirliği var. Uzunluk kalite değil. Kırk sayfalık, araç ekran görüntüleriyle şişirilmiş bir belge çoğu zaman az iş yapıldığının işaretidir. İşe yarayan rapor kısa olur: bu ay ne yapıldı, ne değişti, gelecek ay ne yapılacak, hangi konuda sizden karar bekleniyor. İstanbul yazılım ekipleriyle ortak yürüttüğümüz projelerde raporu doğrudan geliştirici ekibin de okuyabileceği biçimde yazıyoruz; teknik maddeler ayrı bir başlıkta, iş tarafı ayrı.
Burada net konuşalım. Backlink tarafında üçüncü taraf sağlayıcılardan hizmet satın alıyoruz ve bunu kendi üretimimiz gibi göstermiyoruz; kaynak listesi ve maliyeti ayrı kalem olarak paylaşılır, onayınıza sunulur, onaylamadığınız hiçbir kaynak kullanılmaz. Backlink bütçesi hizmet bedelinin içinde değildir. Bu ayrımı baştan yazmamızın sebebi basit — birçok teklifte link maliyeti hizmet ücretinin içinde eritiliyor ve müşteri paranın nereye gittiğini hiç göremiyor.
Kaynak seçiminde neye bakıyoruz? Sitenin gerçek bir yayın olup olmadığına, kendi organik trafiği bulunup bulunmadığına, konu uyumuna ve dış link profiline. Toplu satılan yüzlerce linklik paketlerden uzak duruyoruz; ucuz görünürler, sonra temizlemesi pahalıya patlar ve otorite çalışmasının sağlıklı yolu zaten yavaş, seçici olandır.
Ücretsiz ve gerçek link kaynaklarını da atlamamak gerekiyor. Sektör dernekleri, tedarikçi ve bayi listeleri, katıldığınız etkinliklerin sayfaları, işbirliği yaptığınız markaların referans bölümleri — bunlar satın alınmaz, istenir. Çoğu işletmenin zaten hakkı olan ama hiç talep etmediği bağlantılar var. Bir e-posta yeterli oluyor genelde. Antalya yazılım ve turizm ekosisteminde bu tür karşılıklı bağlantılar şaşırtıcı biçimde kolay kuruluyor, çünkü taraflar zaten birbiriyle çalışıyor.
Şunu da eklemek gerek: çoğu küçük ve orta ölçekli sitede link, önceliklerin en üstünde değil. İç link mimarisi düzeltilmemiş, sayfa hızı sorunlu ve içerik ince bir sitede dışarıdan link almak boşa harcanan bütçedir. SEO bütçesi sıralaması genelde şöyle olmalı: önce teknik zemin, sonra içerik, en son otorite. Sıra bozulduğunda para harcanır ama sonuç gelmez. Sırayı bozmayın.
En sık gördüğümüz hata bu. Tanıdık geliyor mu? Araç aylık on bin arama gösteriyor, kelime hedef listesine giriyor, ona uygun bir sayfa yazılıyor, sonra sayfa sıralanıyor ama hiç dönüşüm gelmiyor. Neden? Çünkü o kelimeyi arayan kişi satın almak değil, öğrenmek istiyordu. Ya da tam tersi: siz bilgilendirici bir yazı yazdınız, arayan kişi doğrudan fiyat sayfası bekliyordu.
Beş dakika. Niyeti anlamanın en pratik yolu o kelimeyi arayıp ilk on sonuca bakmak; Google orada ne gösteriyorsa, kullanıcının ne beklediğini de söylüyor demektir. Sonuçlar blog yazılarıyla doluysa ürün sayfasıyla o sıraya girmeniz çok zor, sonuçlar hizmet sayfalarıysa yazacağınız rehber içeriği ilk sayfaya çıkmaz. Bu kontrol, aylar süren yanlış üretimden koruyor.
İkinci mesele rekabet gerçekliği. Ulusal ölçekte tıkanmış bir kelimeye yeni bir siteyle girmek yerine, daha dar ve daha niyetli kelimelerden başlamak çok daha verimli. Yerel SEO burada güçlü bir kaldıraç: şehir ve ilçe düzeyindeki aramalarda rekabet düşük, dönüşüm oranı yüksek. Alanya yazılım ve bölgesel hizmet sayfalarında bunu tekrar tekrar görüyoruz — az gösterim, çok arama sonrası temas.
Üçüncü hata da kelime listesini bir kere yapıp dosyaya kaldırmak. Liste yaşayan bir belge. Arama dili değişiyor: insanlar artık daha uzun ve daha konuşma diline yakın sorgular yazıyor, çoğu zaman doğrudan soru soruyor. Search Console'daki gerçek sorgu dökümünü üç ayda bir okumak, herhangi bir araçtan gelen tahmini hacimden çok daha değerli. Orada beklemediğiniz kelimeler çıkar ve o kelimeler için ayrı sayfa açmak gerekir mi, yoksa mevcut sayfaya bir başlık eklemek yeter mi — kararı veri verir. İstanbul yazılım pazarındaki rekabetçi başlıklarda bu döngüyü daha sık işletiyoruz, çünkü orada sorgu dili daha hızlı kayıyor.
Aynı kelimeye iki sayfa açmak sanıldığından çok daha yaygın. Bir hizmet sayfası var, bir de aynı konuyu anlatan blog yazısı; ikisi de aynı sorguda görünmeye çalışıyor, Google hangisini göstereceğine karar veremiyor ve ikisi de tam oturmuyor. Buna yamyamlık deniyor ve çözümü genelde birleştirme: güçlü olanı ana sayfa yapıp diğerini ona yönlendirmek, ya da ikisinin konusunu net biçimde ayırmak. Hangi sayfanın hangi kelimeden sorumlu olduğu yazılı bir tabloda durmuyorsa bu sorun eninde sonunda çıkıyor. Tablo şart.
Sayfa hızını görmezden gelmek ikinci klasik. "Sıralama faktörü olarak etkisi küçük" denip geçiliyor. Doğru, tek başına etkisi sınırlı. Gel gelelim hız bir sıralama meselesinden ibaret değil — yavaş sayfa ziyaretçiyi kaybettiriyor, mobilde daha da fena. Görsellerin boyutu, yazı tiplerinin yüklenme sırası, üçüncü taraf takip kodları ve sunucu yanıt süresi çoğu sitede birkaç saatlik işle ciddi biçimde düzeliyor. SEO uyumlu bir site kurmanın en ucuz adımı genelde budur. Bir sitede beş ayrı takip ve sohbet kodu varsa, hangisinin gerçekten kullanıldığını sormak tek başına ölçülebilir bir kazanç getirir.
İç link ihmali ise en büyük kaçırılmış fırsat. Evdeki iş önce. Sitenizin zaten sahip olduğu otoriteyi doğru sayfalara akıtmıyorsanız, dışarıdan link satın almadan önce yapılacak çok şey var demektir. Ana sayfadan hangi sayfalara link veriliyor, bir blog yazısı ilgili hizmet sayfasına bağlanıyor mu, derinlerde kalmış ve hiçbir yerden linklenmeyen sayfalar var mı? SEO çalışmasının en ucuz ve en hızlı getirili kısmı çoğu zaman burada saklı.
Son olarak: içeriği bir kere yazıp bırakmak. Fiyatı, kapsamı, mevzuatı değişen bir konuda üç yıl önce yazılmış metin yavaş yavaş değer kaybeder, o yüzden yılda bir kez içerik envanteri çıkarıp güncellenecek, birleştirilecek ve kaldırılacak sayfaları ayırmak gerekiyor. Silinmesi gereken sayfa da olur — zayıf içerik sitenin genel değerlendirmesini aşağı çeker. Bir kurumsal yazılım şirketi olarak kendi blogumuzda da aynı envanteri çıkarıyoruz; eskiyen teknik yazıyı güncellemek, yerine yenisini yazmaktan çoğu zaman daha çok işe yarıyor.
Reklam bir kira sözleşmesi gibi çalışır. Bugün açarsınız, bugün trafik gelir; ödemeyi kestiğiniz gün trafik sıfırlanır. Bunun kötü bir şey olduğunu söylemiyoruz. Yeni bir ürün çıkardıysanız, sezona yetişmeniz gerekiyorsa ya da bir kelimenin gerçekten dönüşüm getirip getirmediğini test etmek istiyorsanız reklam en hızlı yoldur. Arama terimi raporu size hangi kelimelerin para kazandırdığını haftalar içinde söyler.
Organik taraf ise mülk edinmeye benzer. Yavaş başlar, para harcamayı gerektirir, ama biriktiği yerde kalır. Bugün düzeltilen teknik sorun ve yazılan içerik yıllarca ziyaretçi getirmeye devam eder ve tıklama başına ödeme istemez. İki kanal birbirinin alternatifi değil. Reklamın verisi hangi içeriğin yazılacağını gösterir, organik olarak güçlenen sayfalar da reklamın kalite puanını yukarı çeker; tıklama maliyeti düşer. Aynı işi iki koldan yürütmenin mantığı bu. Google reklam tarafını da biz üstleniyorsak iki kanalın verisi tek raporda birleşiyor — detaylar için Google reklam yönetimi sayfasına bakabilirsiniz.
Bütçe dağılımı için basit bir yaklaşım: kısa vadede nakit akışını reklam taşısın, aynı dönemde organik zemin kurulsun. Altıncı aydan itibaren organik payı arttıkça reklam bütçesi yalnızca en yüksek dönüşümlü kelimelere odaklanır. Böylece harcama azalır, dönüşüm korunur. İstanbul yazılım gibi tıklama maliyetinin yüksek olduğu başlıklarda bu geçiş özellikle değerli; aynı bütçeyle çok daha az temas alınan bir alanda organik zemin gerçek bir tasarruf kalemine dönüşüyor. Bir kurumsal yazılım şirketi olarak kendi sitemizde de bu dengeyi izliyoruz; teoride kalmış bir öneri değil.