Projeler

Kendi geliştirdiğimiz ürünler

Müşterilerimizden öğrendiğimiz tekrar eden ihtiyaçları kendi SaaS ürünlerimize dönüştürüyoruz. Tüm ürünler bizim ekibimiz tarafından geliştiriliyor ve işletiliyor.

Teknoloji Yığını

Modern, kanıtlanmış, kurumsal seviye.

Her projede ihtiyaca en uygun teknolojiyi seçeriz. İşte günlük çalıştığımız araçlar:

1 Frontend
Next.js · Astro · React · Vue · React Native · Flutter
2 Backend
Node.js · .NET · Go · Python · Java
3 Veri
PostgreSQL · ClickHouse · Redis · Kafka · Snowflake
4 Bulut & DevOps
AWS · Azure · GCP · Kubernetes · Terraform
5 Yapay Zeka
OpenAI · Anthropic · LangChain · pgvector · RAG

Bir sonraki yazılım projenize hazır mısınız?

Ekibimizle 30 dakikalık ücretsiz bir keşif görüşmesi planlayın.

Kurumsal verinin nerede durduğu bir yapılandırma detayı değil

Kurumsal verinin nerede durduğu bir yapılandırma detayı değil

Bir bulut dosya hesabı açıldığında veri, sizin seçmediğiniz bir bölgedeki veri merkezine, sizin üretmediğiniz bir anahtar hiyerarşisiyle yazılır. Sözleşme metni buna "global altyapı" der. Pratikteki karşılığı başkadır: şifreleme anahtarı sağlayıcıda durur, kayıt formatı sağlayıcının tercihidir, verinin hangi ülkenin yargı yetkisi altında kaldığı sizin kararınız değildir. KVKK yurt dışına aktarımı ayrı bir hukuki rejime bağladı; bir denetimde "veri nerede duruyor" sorusunun cevabı ekran görüntüsü değil, belge olmak zorunda. Nextcloud tam bu soruya somut cevap üretebilmek için kuruluyor. Dosya, takvim, görüşme ve ortak ofis düzenleme tek çatı altında toplanır; sunucu ise Türkiye ya da AB lokasyonunda, adresini bildiğiniz bir yerde durur.

Kurulum tek başına teslim sayılmıyor. Bir kurumsal yazılım şirketi olarak altyapıyı ayağa kaldırıyor, kimlik doğrulamayı mevcut dizin servisinize bağlıyor, yedek politikasını yazıya döküyor, yöneticiyle son kullanıcıyı ayrı programlarla eğitiyoruz. Sonrasında güncelleme, izleme ve destek aynı sözleşmenin içinde yürüyor. Bu sayfa kendi geliştirdiğimiz ürünlerin de listesi; diğer başlıklar hâlâ geliştirme aşamasında olduğu için burada yalnız sahada çalışan tarafı anlatıyoruz.

Aşağıdaki bölümlerde sürümle gelen yetenekleri, altyapının hangi parçalardan kurulduğunu, yurt dışı abonelik modelleriyle farkın nerede başladığını, fiyatı neyin belirlediğini ve devreye alma sonrasındaki ayların nasıl yürüdüğünü anlatıyoruz. Rakam yazmıyoruz. Kullanıcı sayısı ve veri hacmi bilinmeden söylenen bir fiyat, karşı tarafı yanıltmaktan başka işe yaramaz.

Hub 25 Autumn ile masaya gelen yetenekler

Çekirdekte dosya var. Masaüstü istemcisi seçilen klasörü iki yönlü eşitler, mobil uygulama aynı ağacı taşır, tarayıcıdan giren kullanıcı da aynı sürümü görür. Paylaşım bağlantısı süreyle, parolayla ve indirme iznine göre daraltılabilir; dış paydaşa gönderilen bir link, kurum içi klasörün tamamını açmak zorunda bırakmaz. Sürüm geçmişi dosya bazında tutulur, silinen içerik politika süresince çöp kutusunda bekler. Kaza olur. Geri dönüş de olur. Bir çalışanın yanlışlıkla üzerine yazdığı sunum, yönetici müdahalesine gerek kalmadan önceki haline döndürülebilir. Nextcloud tarafında en çok kullanılan özellik de zaten bu sessiz kurtarma yeteneği oluyor.

Talk sesli ve görüntülü görüşmeyi aynı arayüze taşıyor. Toplantılar uçtan uca şifreli kurulabiliyor, ekran paylaşımı ve yazışma tek pencerede yürüyor, bir oda doğrudan klasöre ya da göreve bağlanabiliyor. NAT arkasındaki iki kullanıcının birbirini bulabilmesi için TURN ve STUN servisleri ayrıca yapılandırılıyor. Sahada duyduğumuz görüntü kalitesi şikâyetlerinin çoğu buradan çıkar — Nextcloud kurulmuştur, ama medya trafiğini taşıyacak servis eksik bırakılmıştır. Görüşme kaydı ve katılımcı yetkilendirmesi de aynı ekranda tanımlanıyor. Ayrı bir abonelik gerekmiyor.

Ofis tarafında Collabora Online devrede. Docx, xlsx ve pptx dosyaları tarayıcıda açılır, iki kişi aynı hücreye aynı anda dokunduğunda imleçler renkle ayrılır, kaydetme ayrı bir adım olmaktan çıkar. Takvim, kişiler ve görev listeleri CalDAV ile CardDAV üzerinden telefonun yerleşik uygulamalarına bağlanır. Takım klasörleri departman bazında kurulur; erişim listeleri sayesinde aynı klasörün içindeki bir alt dizin yalnız muhasebeye açık kalabilir. Yapay zekâ asistanı ise metin özeti çıkarma, çeviri ve toplantı notu tutma gibi işleri üstlenir. Hepsini de kendi sunucunuzda yapar.

Mobil ve masaüstü istemcileri sanılandan fazla iş görüyor. Masaüstünde seçmeli eşitleme var: bütün arşivi diskine indirmek istemeyen kullanıcı yalnız çalıştığı klasörleri açık tutar, gerisi bulutta bekler. Telefonda ise çevrimdışı işaretlenen dosyalar cihazda kalır ve bağlantı yokken de açılır. Kamera yüklemesi arka planda çalışır. Saha ekibi olan işletmelerde bu tek özellik, fotoğrafların WhatsApp gruplarında kaybolmasını bitiriyor. Otomasyon tarafı da var: belirli bir klasöre düşen dosyayı etiketleme, süresi dolan paylaşımları kapatma ya da onay bekleyen belgeyi ilgili kişiye yönlendirme gibi kurallar arayüzden tanımlanabiliyor. Alanya yazılım ekibimizin devreye alma sırasında en çok kurduğu şey de bu küçük kurallar oluyor.

Altyapı: Docker AIO, PostgreSQL, Redis ve şifreleme katmanı

Kurulumu Docker AIO üzerinden yürütüyoruz. Uygulama, veritabanı, önbellek, ofis motoru ve medya sunucusu ayrı konteynerlerde çalışır; her biri kendi kaynak sınırıyla ve kendi güncelleme takvimiyle yaşar. Bu ayrım bakım penceresini kısaltır. Ofis motorunu güncellemek için dosya servisini durdurmak gerekmez. Kullanıcı fark etmez. Konteyner mantığı taşınabilirlik de sağlıyor: sunucu değişikliği gerektiğinde yapılandırmayı yeniden kurmak yerine olduğu gibi taşımak mümkün oluyor. Kurumsal Nextcloud kurulumlarında bu esneklik, donanım yenileme zamanı geldiğinde fark ediliyor.

Veritabanı tarafında PostgreSQL tercih ediyoruz; eşzamanlı yazma yükü altında davranışı öngörülebilir, yedekleme araçları olgun. Redis iki iş görüyor: oturum ve meta veri önbelleği ile dosya kilitleme. İkincisi göründüğünden kritik. Aynı dosyayı iki istemci aynı anda eşitlemeye çalıştığında kilit mekanizması yoksa çakışma kopyaları çoğalır, kullanıcı da hangi sürümün doğru olduğunu bilemez. İstanbul yazılım projelerinde eşzamanlı kullanıcı sayısı genelde yüksek olduğu için önbellek boyutlandırmasını baştan geniş tutuyoruz. Kilit ucuz, kayıp pahalı.

Şifreleme iki katmanda kuruluyor. Diskte duran veri AES-256 ile şifrelenir, tarayıcıyla sunucu arasındaki trafik TLS 1.3 üzerinden taşınır. Anahtar yönetimi sizin tarafınızda kalır; bir üçüncü tarafın kasasında değil. Fark burada başlıyor. Üstüne erişim denetimleri biner: yönetici hesapları için ikinci faktör, oturum süresi sınırı, IP bazlı kısıtlama ve ayrıntılı erişim günlüğü. Bir dosyaya kimin ne zaman baktığı sorulduğunda cevap üretilebilmeli. Denetim sırasında ilk istenen kayıt bu oluyor, ikinci istenen ise o kaydın değiştirilemez biçimde saklandığının gösterilmesi.

Microsoft 365 ve Google Workspace ile fark nerede başlıyor

İlk fark veri lokasyonu. Abonelik modellerinde veri sağlayıcının bölge planına göre dağıtılır; hangi veri merkezinde hangi kopyanın durduğu size ayrıntısıyla açılmaz. Kendi sunucunuzda çalışan bir kurulumda ise adres bellidir, disk bellidir, yedeğin gittiği ikinci lokasyon bellidir. KVKK ve GDPR tarafında bu, "uygun teknik tedbir" ifadesini somut bir cümleye çevirmenizi sağlar. Kurumsal Nextcloud tercihinin arkasındaki en sık gerekçe de burası.

İkincisi lisans mantığı. Abonelikte maliyet kullanıcı sayısıyla doğrusal büyür: kadro genişlediğinde fatura da aynı eğriyi izler. Kendi altyapınızda ise kullanıcı eklemek doğrudan bir lisans kalemi doğurmaz, sınırı donanım kapasitesi çizer. Sezonluk personel çalıştıran işletmelerde bu fark, sezon boyunca ödenen tutarın tamamını değiştirir. Kasımda kimse bakmaz. Temmuzda herkes bakar. Antalya yazılım tarafında en çok konuşulan başlık da bu — kadro yaz aylarında iki katına çıkan bir otelde abonelik modeli bambaşka bir tabloya dönüşüyor.

Üçüncüsü özelleştirme. Kaynağı açık bir platformda arayüzü kurum kimliğinize göre değiştirebilir, uygulama listesini daraltabilir, kendi iş akışınızı ekleyebilir, LDAP veya Active Directory ile tek oturum açmayı kurabilirsiniz. Dördüncüsü çıkış kolaylığı: dosyalar standart dizin yapısında, takvim CalDAV, kişiler CardDAV, dosya erişimi WebDAV üzerinden durur. Vazgeçtiğinizde veriyi dışarı almak için özel bir araç satın almanız gerekmez. Nextcloud tarafında en az konuşulan ama en kalıcı avantaj budur. Bir platformdan çıkabiliyor olmak, o platformda kalmayı gönüllü bir karar haline getirir.

Madalyonun öbür yüzünü de yazalım. Abonelik her durumda yanlış tercih değil. Beş kişilik bir ekip, sunucusu olmayan bir ofis ya da bütün süreçleri hazır bir ekosistemin içine gömülmüş bir yapı için kendi altyapısını kurmak fazladan yük demektir. Kurumsal e-posta, video toplantı ve dosya paylaşımını tek abonelikle alan küçük bir işletmede kazanç görünmez. Eşik genelde üç şeyle geliyor: kullanıcı sayısının artması, veri hacminin büyümesi ve mevzuat tarafında somut bir yükümlülüğün doğması. Bu üçünden ikisi masadaysa hesap değişir. Değilse abonelikte kalmanız gerektiğini de açıkça söylüyoruz — satılmayan iş, sonradan sökülen işten ucuzdur.

Kendi sunucusunda barındırmanın yükü kimin üstünde

Dürüst konuşalım: bu modelin bir bedeli var. Abonelikte güncelleme, yama, disk genişletme ve altyapı arızası sağlayıcının işidir. Kendi sunucunuzda çalıştığınızda bu işler ortadan kalkmaz, yalnız yer değiştirir. Sürüm güncellemesi bir takvim işine dönüşür. Disk dolmadan önce görülmesi gerekir. Sertifika yenilenmezse sabah kimse giriş yapamaz. Basit işler. Atlandıklarında can yakarlar. Bir kurumsal yazılım şirketi seçerken sorulması gereken asıl soru da fiyat değil, bu yükün sözleşmede kimin üstünde yazdığıdır.

İşletme yükü kendi içinde taşıyacaksa, sunucu yönetimini bilen birinin sürekli erişilebilir olması gerekir; o kişinin izinli olduğu hafta bir arıza çıkarsa telafisi zor olur. Biz kurduğumuz her sistemi izlemeye alıyoruz. Disk doluluğu, servis sağlığı, sertifika süresi ve yedek sonuçları eşik değerleriyle takip ediliyor, uyarı kullanıcı fark etmeden düşüyor. Nextcloud tarafında en sık gördüğümüz kesinti nedeni egzotik bir hata değil; dolmuş bir disk ya da süresi geçmiş bir sertifika.

İkinci mesele güncelleme disiplini. Kaynağı açık bir platformda güvenlik yamaları hızlı çıkar, ama kendiliğinden uygulanmaz. Yamayı test ortamında denemeden canlıya almak, özellikle eklenti kurulu ortamlarda risklidir. Aylık pencere belirleriz, önce test kopyasında çalıştırırız, sonra planlı saatte canlıya taşırız. Alanya yazılım ekibimizin bu ritmi bozmamasının nedeni basit: atlanan bir güncelleme, aylar sonra çok daha büyük bir göç işine dönüşüyor.

Üçüncüsü kapasite planı. Kendi sunucunuzda çalışan bir sistem, kullanıcı alışkanlığı değiştikçe büyür. Kamera yüklemesini açan bir ekip, birkaç ay içinde tahmin edilenin çok üstünde alan tüketir. Bunu önceden görmenin yolu ölçmekten geçiyor: disk büyüme eğrisi aylık raporda takip ediliyor, doluluk eşiğe yaklaşmadan genişletme planlanıyor. Aynı rapor işlemci ve bellek tarafındaki tepe saatleri de gösteriyor. Sabah dokuzla on arası her sistemde ayrı bir hikâyedir. Yükün nereye bindiğini bilmeden yapılan donanım yatırımı ya fazla ya eksik olur, ikisi de pahalıdır. Antalya yazılım tarafında sezon başlangıcından önce kapasite kontrolünü ayrı bir madde olarak takvime koyuyoruz.

Fiyatı belirleyen değişkenler

Lisans kalemi yoksa fiyat nereden çıkıyor? Cevap iki başlıkta toplanıyor: altyapı ve işletme. Altyapı tarafında kullanıcı sayısı doğrudan bir ücret doğurmaz, ama eşzamanlı yük işlemci ve bellek ihtiyacını belirler. Herkesin aynı anda görüntülü toplantıya girdiği bir kurumla yalnız dosya eşitlemesi yapan bir kurum, aynı kişi sayısında bile bambaşka iki donanım profilidir. Nextcloud boyutlandırması bu yüzden kişi sayısıyla değil, kullanım biçimiyle yapılıyor.

Depolama ikinci değişken. Ham kapasite yalnız başına yetmez; sürüm geçmişi, çöp kutusu bekleme süresi ve yedek kopyaların saklama politikası gerçek ihtiyacı büyütür. Video ve tasarım dosyalarıyla çalışan bir ekiple metin belgesiyle yaşayan bir muhasebe birimi arasında, aynı kullanıcı sayısında uçurum çıkar. Antalya yazılım ve konaklama tarafında görsel arşivin büyüklüğü genelde ilk tahminin epeyce üstünde oluyor.

Üçüncüsü entegrasyon. Dizin servisiyle tek oturum açma, mevcut e-posta altyapısına bağlanma, ERP ya da özel bir uygulamayla dosya alışverişi — her biri ayrı bir çalışma kalemi. Dördüncüsü yedek politikası: sıklık, saklama süresi, ikinci lokasyon ve geri yükleme tatbikatının periyodu. Beşincisi destek seviyesi; hedeflenen müdahale süresi kısaldıkça hazır bulunurluk maliyeti artar. Teklifi bu beş başlığın üzerine kuruyoruz ve her kalemi ayrı satır olarak yazıyoruz. Tek satırlık teklif, altı ay sonra tartışma üretir.

Fiyatı belirlemeyen bir şeyi de yazalım: kullanacağınız özelliklerin sayısı. Takvimi kullanmayan bir kurum, kullanan bir kurumdan daha az ödemiyor; platform bir bütün olarak kuruluyor ve modül modül satılmıyor. Bu, alışılmış abonelik mantığının tersi. Kullanıcıya rol tanımlayarak görmediği uygulamayı arayüzden kaldırabilirsiniz, ama bu bir maliyet kalemi doğurmaz. Karar noktası şu: sistemin ne kadar büyük olduğu ve onu kimin ayakta tuttuğu. İstanbul yazılım projelerinde teklif hazırlarken ilk sorduğumuz şey de kullanıcı sayısı değil, mevcut verinin nerede ve ne hacimde durduğu oluyor. Envanteri görmeden yazılan teklif kimseye yaramaz.

Migrasyon: veriyi taşımak, alışkanlığı taşımaktan kolay

Göç işi dökümle başlar. Hangi klasör kimde, hangi paylaşım bağlantısı hâlâ açık, kaç hesap gerçekten kullanılıyor, hangi dosyalar yıllardır açılmamış. Bu liste çıkmadan taşımaya başlamak, eski düzensizliği yeni sisteme kopyalamak demektir. Kimse bunu istemez. Çıkan tablo çoğu kurumda benzer: kullanılmayan hesaplar, sahibi belirsiz bir arşiv, bir de kimsenin kapatmayı akıl etmediği açık bağlantılar. Alanya yazılım ekibimizin ilk teslim ettiği belge de zaten bu döküm oluyor.

Teknik taraf görece rahat. Microsoft 365 ve Google Drive'dan dosya aktarımı için hazır araçlar var; klasör ağacı, paylaşım bilgileri ve çoğu senaryoda sürüm geçmişi korunarak taşınıyor. Takvim ve kişiler standart formatlarla aktarılıyor. Büyük hacimli taşımalarda ilk kopya hafta sonuna alınıyor, aradaki fark ise geçiş gününde kapatılıyor. Kullanıcı pazartesi sabahı aynı klasör yapısını görüyor. Nextcloud tarafında dikkat ettiğimiz tek şey, eski sistemdeki paylaşım izinlerinin körü körüne kopyalanmaması oluyor.

Asıl zorluk alışkanlıkta. Yıllardır belli bir arayüzle çalışan bir ekip, yeni pencerede dosyayı bulamadığı ilk gün geri dönmek ister. Geçişi bu yüzden tek gecede tamamlamıyoruz; belirli bir süre iki sistem paralel yürüyor, yeni ortam varsayılan hale getiriliyor, eskisi salt okunur moda alınıyor. İstanbul yazılım projelerinde bu paralel dönemi biraz daha uzun tutuyoruz, çünkü dış paydaşla paylaşılmış bağlantı sayısı orada genelde daha fazla oluyor.

Eğitim, güncelleme ritmi ve yedek tatbikatı

Eğitim iki ayrı kitleye veriliyor. Yönetici tarafı kullanıcı açma, grup ve takım klasörü kurma, kota tanımlama, erişim listesi düzenleme, paylaşım politikası belirleme ve günlük okuma başlıklarını kapsıyor. Son kullanıcı tarafı çok daha kısa: masaüstü istemcisini kurmak, dosya paylaşmak, sürüm geri almak, toplantı başlatmak. Anlatımı kısa videolarla birlikte teslim ediyoruz ki işe yeni giren biri aynı oturumu baştan dinlemek zorunda kalmasın. İstanbul yazılım ve destek taleplerinde uzaktan eğitim, yerinde eğitim kadar sonuç veriyor.

Güncelleme aylık pencerede yürüyor. Önce test kopyası, sonra canlı. Eklentilerin yeni sürümle uyumu kontrol ediliyor; uyumsuz olan varsa geçici olarak devre dışı bırakılıyor ve kullanıcıya önceden haber veriliyor. Büyük sürüm atlamaları planlı bir iş olarak ayrı ele alınıyor, ara sürümler atlanmıyor. Nextcloud tarafında sürüm borcu biriktiren kurumların yaşadığı asıl sıkıntı da güvenlik değil, uyumsuz kalan eklentiler oluyor.

Yedek tarafında bir yedeğin varlığı tek başına bir şey ispatlamaz. Ölçü, o yedeğin açılıp açılmadığı. Belirli aralıklarla seçilen bir kopya test ortamına döndürülüyor, sistem ayağa kaldırılıyor, örnek dosyalar açılıyor ve sonuç tarihiyle raporlanıyor. Yedek tatbikatı dediğimiz şey bu. Destek tarafı tek kanaldan yürüyor; her talep kayda geçiyor, kim ne zaman ne yaptı geriye dönük görülebiliyor. Sistemi kuran ekiple bakımını üstlenen ekibin aynı olması, arıza anında kaybedilen süreyi doğrudan kısaltıyor. Bir kurumsal yazılım şirketi ile çalışmanın somut karşılığı bu.

İlk ayın ritmi sonrakilere benzemez. Başlangıçta soru yağar. Klasör nerede, link nasıl paylaşılır, telefondaki uygulama neden eşitlemiyor — hepsi aynı hafta gelir. İkinci aydan itibaren eğri düşer, çünkü sorular biter ve geriye yalnız yeni ihtiyaçlar kalır. Üçüncü aya gelindiğinde konu değişir: artık yetki düzenlemesi, otomasyon kuralı ya da başka bir sistemle entegrasyon konuşulur. Nextcloud kurulumlarının sağlıklı gittiğini gösteren en net işaret de bu geçiştir. Talep sayısı sabit kalıyorsa bir yerde kök nedene inilmemiş demektir ve o zaman eğitim tekrarlanır, gerekirse yapılandırma sadeleştirilir.

Sıkça sorulan sorular

Verimiz tam olarak nerede duruyor?
Sizinle birlikte seçtiğimiz lokasyonda. Türkiye içinde ya da AB sınırları içinde bir veri merkezinde barındırılabilir; mevcut sunucunuz varsa kendi donanımınızda da çalışır. Yedek kopyanın gittiği ikinci lokasyon da aynı biçimde yazıya geçer. Bu bilgi sözlü kalmıyor; sözleşmeye ve sistem dokümanına giriyor. Bir denetimde ya da müşteri sorusunda gösterilecek belge de zaten o. Adres yazılıdır. Bir kurumsal yazılım şirketi ile çalışırken bu maddeyi ilk toplantıda netleştirmenizi öneririz.
Mevcut kullanıcı hesaplarımızla ve e-postamızla çalışır mı?
Çalışır. LDAP ya da Active Directory bağlantısı kurulduğunda personel kurum hesabıyla giriş yapar, ayrı bir parola listesi doğmaz. İşten ayrılan kişinin dizindeki hesabı kapatıldığında erişimi de kapanır. E-posta altyapınız yerinde kalabilir; takvim ve kişiler bağlanır, posta kutusu dilerseniz aynı arayüzden okunur. Tek oturum açma çözümleriyle uyum da mümkün. Antalya yazılım tarafında en çok istenen entegrasyon başlığı bu ikisi oluyor.
Office dosyalarımızın biçimi bozulur mu?
Collabora Online docx, xlsx ve pptx formatlarını doğrudan açıp kaydeder, arada bir dönüştürme adımı yoktur. Karmaşık makro içeren ya da çok özel biçimlendirilmiş eski dosyalarda küçük farklar çıkabilir. Geçişten önce kritik şablonlarınızı bu yüzden test ediyoruz. Tahmin etmiyoruz, açıp bakıyoruz. Masaüstünde kurulu ofis programını kullanmaya devam etmek isteyen kullanıcı da engellenmiyor; dosya eşitlenmiş klasörden açılır, kaydedildiğinde sunucudaki sürüm güncellenir. Alanya yazılım tarafında bu karma kullanım epey yaygın.
Yapay zekâ asistanı verimizi dışarı gönderiyor mu?
Hayır. Asistan kendi sunucunuzda çalışır; metin özeti, çeviri ve toplantı notu işlemleri sizin donanımınızda yapılır, veri dış bir servise gitmez. Bunun bir donanım karşılığı var. Dil modeli çalıştıracak kapasitenin ayrıca planlanması gerekiyor; kaç kişinin asistanı aynı anda kullanacağı, hangi işlemlerin sık tekrarlanacağı ve yanıt süresinden beklentinin ne olduğu bu kapasiteyi doğrudan belirliyor. Kendi yapay zekâ altyapımızı nasıl kurduğumuzu ve neye göre boyutlandırdığımızı ayrı bir yazıda anlattık; aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz. Veri sunucudan çıkmıyor. Cümlenin tamamı bu.
Güncellemeleri ve arıza müdahalesini kim yapıyor?
Biz. Sürüm güncellemesi, eklenti uyumu, sertifika yenilemesi, disk genişletmesi ve izleme uyarılarına müdahale bakım kapsamında yürüyor. İçeride bir sistem yöneticiniz varsa hangi işin kimde olduğunu maddeler halinde tanımlıyoruz. Sorumluluk sınırı yazılmadığında herkes bir başkasının ilgilendiğini varsayar, iş de ortada kalır. Nextcloud kurulumlarında gördüğümüz aksamaların çoğu teknik değil, tam olarak bu belirsizlikten doğuyor.
Vazgeçersek verimizi nasıl alırız?
Standart yollarla. Dosyalar sunucuda olağan bir dizin yapısında durur; WebDAV üzerinden ya da doğrudan disk kopyasıyla alınabilir. Takvim ve kişiler dışa aktarılır, veritabanı dökümü teslim edilir. Yönetici parolaları, yapılandırma dosyaları ve sistem dokümanı devir kapsamında verilir. Çıkışı zorlaştıran bir kurgu tercih etmiyoruz. Bir tedarikçi kendini vazgeçilmez kılmak için veriyi elinde tutuyorsa, oradaki sorun teknik değildir.